Elektrikli araç ekosistemi büyüdükçe, batarya yaşam döngüsünün son aşamasına yönelik çözümler daha görünür hale geldi. Bu alanda faaliyet gösteren Altilium Clean Technology, Birleşik Krallık’ın sürdürülebilir tedarik zinciri hedefleri doğrultusunda önemli bir adım attı.
Şirket, Birleşik Krallık hükümetinin DRIVE35 Scale-Up Fund programı kapsamında 18,5 milyon sterlinlik yatırım aldı. 2020 yılında Plymouth’ta kurulan Altilium, bu yatırımı ACT3 olarak adlandırılan elektrikli araç batarya geri dönüşüm tesisinin geliştirilmesi için kullandı. Söz konusu tesis, ülkede bu ölçekte kurulan ilk örneklerden biri olarak konumlandı.
ACT3 tesisinin tam kapasiteye ulaştığında yıllık yaklaşık 24.000 bataryayı işlediği belirtildi. Süreç sonucunda nikel karışık hidroksit çökeleği (MHP), lityum sülfat ve grafit gibi kritik hammaddelerin geri kazanıldığı ve bu materyallerin doğrudan yeni batarya üretiminde yeniden kullanıldığı ifade edildi. Bu yaklaşım, ithal ham madde bağımlılığını azaltan ve yerel üretim kapasitesini güçlendiren bir model olarak öne çıktı. Aynı zamanda üretim süreçlerinde çevresel etkinin azaltılmasına katkı sağladı.
Projenin ekonomik etkisi de dikkat çekti. Plymouth bölgesinde yaklaşık 70 nitelikli istihdam oluşturuldu. ACT3 tesisinin geliştirilmesinde, 2025 sonunda devreye alınan ACT2 pilot tesisinden elde edilen teknik çıktılar referans alındı. Bu süreç, ölçeklenmenin kontrollü ve veri odaklı şekilde ilerlediğini gösterdi.
Şirketin uzun vadeli planları da netleşti. Teesside bölgesinde planlanan ACT4 tesisinin, yıllık 150.000’den fazla elektrikli araç bataryasını işleyebilecek kapasiteye ulaşmasının hedeflendiği aktarıldı. Bu tesisin 2030 yılına kadar Birleşik Krallık’ın batarya hammaddesi ihtiyacının yaklaşık %20’sini karşılayabileceği öngörüldü.
Genel tabloya bakıldığında, batarya geri dönüşümünün yalnızca çevresel bir gereklilik olmadığı; aynı zamanda tedarik güvenliği ve endüstriyel rekabet açısından kritik bir yapı haline geldiği görüldü. Altilium’un attığı bu adım, geri dönüşümün elektrikli araç değer zincirinde merkezi bir rol üstlendiğini ortaya koydu.
